Road to Angola

Kategori: Genel yaziyi gonderen: admin

Afrika Uluslar Kupası bu sene felaketle başladı. Togo milli takımının başına gelen hadiseden sonra çatlak sesler yeniden başladı. Özellikle İngiltere’den, her kupa döneminde gelen “bu dönemde olmasa” sesleri son olaydan sonra “kupa iptal edilsin”e döndü. Copa America veya Avrupa şampiyonası gibi sezon sonlarında değil de sezonun tam ortasında yapılması her zaman tartışılan bir konuydu.
Cetvelle çizilen sınırları olan bir ülkenin (ve kıtanın) içindeki çatışmalara kıçını dönmekte sakınca görmeyen politikacıları seçenler de bu ağlak teknik direktörler, o kıtanın ücra köşelerinden Fransa’ya, Belçika’ya kaçak getirilip bir kaç sene sonra fahiş fiyatlarla bu gençleri alanlar da bu timsahlar.

Avrupalıların ikiyüzlülüğü ile ilgili yazılacak çok şey var ancak benim dikkatimi çeken başka bir şey var. Saldırıdan sonra organizasyon komitesi üyesi “tüm takımlarının ulaşımının otobüs dışında bir ulaşımla yapılması gerekliliği”nden bahsetti. “Otobüs dışında”nın anlamı, uçakla olmalı. Kural çok açık olmamakla birlikte Aristo’nun hala kızının bile mantık yürütebileceği şekilde yazılmış.
Confédération Africaine de Football
Regulations of the Orange Africa Cup of Nations ANGOLA 2010

Chapter 8 – Article 16

16.2. The host association is entitled to play its match in the capital of its country or in another city. In this latter case, the transportation expenses (round trip) of the visiting team from the capital to the city designated for the match will be borne by the host association.
16.3. If the distance between the capital and the venue of the match is superior to 200 Km, the host association shall provide the visitors with an air-plane transportation to the venue of the match and back. If this is not possible,  and provided both teams agree, the match shall be played in the capital city.
Bu bölümler organizasyon aşamasında, kupayı düzenleyen federasyonun, maçları ya başkentte veya başkent dışında bir şehirde yapabileceğine dair kural ile eğer başkent dışı bir şehir ise ve mesafe 200 km. ve üzerindeyse ulaşımın havayolu ile yapılması gerekliliğine dair kural. Bunun dışında, asıl açıklayıcı kural ise;
Reception Condition
The following minimum conditions of reception should be strictly respected:
30.1. Reception at the airport: A Committee formed of the officials of the host association must be at the airport to meet the visiting delegation and must provide all facilities for the entry formalities in the country. One official of the host association, who speaks the language of the visiting
delegation, will be at the disposal of the visiting delegation and will act
as liaison officer between the two associations.
30.2. Transport Facilities: One bus for the players and one car for the officials will be put at the disposal of the visiting delegation from the time of their arrival to that of their departure. Any additional vehicles are subject to an agreement between the two associations.
30.6. Seeing the visiting team off: Officials of the host association shall see the
visiting delegation off at the airport and shall facilitate all formalities for departure.
Okuduklarımızdan ne anladık; katılımcı ülkelerin ekiplerini “havaalanında” karşılayan (ve uğurlayan) bir komite var. Komite, gelen ekibin ülkeye girişinde yardım sağlıyor. Bu komiteden, gelen ekibin dilini konuşan bir arkadaş da hazır bulunmalı. 30.2 maddesini de, 30.1 maddesinde geçen “delegation” lafına takılıp “ama bu madde takımdan bahsetmiyor” karışıklığına yol açmasın diye ekledim.
Article 29 ise diyor ki;

The visiting association shall assume the travel expenses of its delegation. The host association shall assume the local transportation of the visiting team, its accommodation according to the above article 20 during three days before the match and two days after, at the most. In this case, the host Association shall keep the gate receipts of the match.
Togo milli takımı Angola’ya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (eski adıyla Zaire) üzerinden giriyor. Hazırlık dönemini K.D.R’de geçirip Angola’nın kuzeyinden otobüsle ülkeye giriş yapan takım, kuzey bölgede saldırıya uğruyor. Togo futbol federasyonunun, Angola’nın veya herhangi bir Afrika ülkesinin yaşadığı iç savaş veya karışıklıktan haberi olmadığını düşünmüyorum. Bu konuları biz bile oturduğumuz yerden öğrenebiliyorken üstelik. Ancak Afrika’da  hava taşımacılığının, alışık olduğumuzdan daha farklı olduğunu da eklemek lazım. Bir önceki Afrika kupası zamanı, tesadüfen orada bulunan, Türkiye’nin en küçük havayolu şirketlerinden birinin uçağının, Kamerun milli futbol takımını Gana’ya götürüp getirdiğini söylersem konu hakkında bir fikir oluşturur sanıyorum. Üstelik Togo federasyonunun başına bundan 1 yıl kadar önce gelen felaketi de eklersek karayolunu neden tercih ettiklerini anlayabiliriz. Olaya tek taraflı, hatta İngiliz veya Fransız taraflı bakmadan yaklaşacak olursak, bu kupanın, halihazırda çok da önemsenmeyen bir kıta olan Afrika kıtasının gururu olduğunu eklemek gerek. İptal edilmesi yerine ertelenmesi (2011′e mesela) veya başka bir ülkeye alınması (Angola’nın yaşadığı iç karışıklıkta terörist grubun ekmeğine yağ sürmek olur bu) düşünülebilir. Süreç, Togo ve diğer federasyonların vereceği karara bağlı şimdilik.
Organizasyon ile ilgili tüm kuralları Bu adresten indirip okuyabilirsiniz.

Incoming search terms for the article:

Kupa Afrika’sı, Sinek Valesi

Kategori: Genel yaziyi gonderen: admin

Kupa maçları, Avrupa’daki hava durumu vs derken spor açısından kötü bir fikstürle başlayan 2010 için güzel bir durum oldu, Afrika Kupası’nın nihayet başlaması. Eurosport’taki doyurucu anlatımı da eklersek, izlememek için hiçbir neden yok.

Togo olayı çok can sıktı, bütün olanlara rağmen devam etmeleri için biraz daha uğraşılsa daha iyi olurdu. Biz demiştik, kaşındılar gibi yaklaşımlar yerine mağdur edilen oyuncular için çaba sarfedilmeli. Bu kıtanın insanının halinden yine bu kıtadakilerin anlaması lazım. Yıllardır cikletten çıkar gibi türeyen onlarca isyancı grup var Afrika’da bugün. Kimi petrol kuyularını ele geçiriyor/geçirmeye çalışıyor, kimi başka değerli kaynakları. Hükümetler ve diktatörler değişiyor veya değiştiriliyor. Amerikan, Rus, Avrupalı ve Çinli petrol ve silah şirketleri her taşın altındalar. Afrika’da birçok ülkede olduğu gibi, Angola’daki stadlarda da Çin imzası var. 40.000′den fazla Çinli işçi getirildi bu ülkeye inşaatlar sırasında. Angola’nın ne kadar zengin bir petrol ülkesi olduğunu söylemiş miydik? 27 yıl boyunca iç savaş yaşayan bir ülke, o kadar sürede neyi paylaşamadı veya paylaştırılmadı, çok ortada değil mi? İki ülkenin Marksist geçmişleri mi Çinlileri buraya getiren, yoksa kapitalist enerji tutkuları mı her taşın altından onların çıkmalarını sağlayan. Sudan’dan Çin’e yollanan petrolün, Darfur durumu süresince %60 artması tesadüf mü? Ödemeyi legal şekilde duble yol yaparak gerçekleştiriyorlar gözükse de, illegal gemilerle Darfur’a ikinci el silah, askeri araç vb. göndererek ne yapıyor olabilirler; yapılan kaldırımların, yolların üzerinde yürüyecek insanların öldürülmesine yardım ederek. Ortadoğu’dan farklı bir durum yok ortada. Neyse.
Şu ana kadar da keyifli maçlar izledik. Maçları tekrar anlatmaya gerek yok ama en zayıf takımlar bile inanılmaz mücadele ediyor. 4-4′lük, aynı zamanda dört-dörtlük, Angola – Mali maçından, golsüz Fildişi – Burkina Faso maçına kadar, bu konuda tatmin etti beni. Şu ana kadar gözlemlediğim tek eksiklik, takımların genel taktik anlayışlarına ve oyun planlarına çok önem vermemesi. Mesela fiziksel olarak bu kadar üstün olan Nijerya gibi bir takımın, özellikle bu alanda yetersiz kalabilecek Mısır’a karşı bu avantajının üzerine gitmemesi ve rakibinin oyununu kabul etmesi enteresandı ve yanlış değişikliklerle de ciddi organizasyon sıkıntısı çekmeleri, yetenekli kadrolarını çaresiz bıraktı. Mısır’a karşı olan antipatim, Nijerya’ya bu kadar kafayı takmamın sebebi olabilir. Cidden, saha içerisinde birbirini boğazlamaya bu kadar meyilli takım az var, diyelim ki Mısır formasıyla pas vermek yerine şut çekmeyi tercih ettiniz, bütün takım arkadaşlarınızın el-kol hareketlerine veya hoş olmayan sözlere maruz kalabilirsiniz.

Appiah ve Muntari olmadan, Gana biraz arkada kalmış gözükse de benim en merak ettiğim takımlardan biri. Bir kaç ay önce U20 Dünya Kupası’nı kazanan kadrodan birçok isim var Gana’da. Inkoom, Osei, Ayew ve Adiyiah gibi. Fildişi Sahilleri’ni ilk maçlarını kazanamamalarına rağmen beğendim, kağıt üzerinde de en iyi takımlar zaten. Le Guen’in Kamerun’unu izliyorum şu an ve pek ışık vermediler. Ama şu an underachiever gözüken bütün klas takımların, turnuva ilerledikçe kendilerine geleceklerini sanıyorum. Fildişi Sahilleri ve Gana sempatisiyle izleyemeye devam edeceğim gibi gözüküyor, hatta Mali’yi de bu listeye ekleyebilirim. 4-4′lük açılış maçında Kanoute’nin kafa golünü izlemeyen varsa hala izlesin, uzun zamandır bu kadar estetik bir kafa vuruşu izlememiştim.

Kalbini mi kırdım, afedersin..

Kategori: Genel yaziyi gonderen: admin
Bu haberi okurken yanıbaşımda zaplanan televizyonda büyük usta Hande Yener’in o unutulmaz eserinin bu kısmını duymak değişik bir tesadüftü. Hangi haber diyeceksiniz normal olarak, içinizden elbette, yoksa bilgisayar ekranı önünde girişeceğiniz bir monolog, yanıbaşınızdakilerin önyargı hormonlarını tetikleyebilir.

Olay, İngiltere’nin ve belki de dünyanın en büyük tabloid gazetelerinden biri olan Sun’ın Kazım’dan dilediği özür. Sun diyor ki, “Biz senin seks skandalı yüzünden gönderildiğine dair balıklama bir haber yaptık birader, ajansların (kaynağı Türkiye olan) yalancısı olarak. Böyle değilmiş, özür dileriz.”

Kazım, dünyanın ilk genç, yetenekli ama displinsiz sporcusu değildi. İstanbul ghetto’larından çıkan, türkücüsünden başbakanına ünlüleri kanka yapanlar, Londra ghetto’sundan gelene tahammül edemedi. Attığı manşetler ve yaptığı haberlerle, bizim basına “Küstah İngilizler” kalıbının yerleşmesinde büyük emeği olan Sun gibi bir tabloid’in bu özürünü farklı bir şekilde ele almak gerek. Keza, Sun ne kadar tabloid bir gazete olsa da, bunun farkındalar ve herhangi bir ciddiyet iddiaları yok. Bu ve buna benzer süreçleri, Sun’dan çok daha edepsiz yöneten yerli mallarının sloganlarını veya iddialarını gözden geçirin bir de, hiçbiri ilkeli, ciddi ve dürüst haberciliğin kitabını yazmış olmaktan aşağı methiyeyi bile kabul etmez. Bu durumda benzer bir özürün haberin çıkış kaynağı olan yakın coğrafyadan çıkması sürpriz olur bu noktadan sonra, Kazım’ın otel odasında kelepçeli seks pozisyonları, oynamadığı maçları satışını, oradaymış gibi yapılmış haberleridir insanların akıllarında kalan ve bunun yalan olduğu ortaya çıkmış veya çıkacak olma ihtimali ilkeli, ciddi, dürüst ve youtube haberciliğimizi ne utandıracak, ne de sıkacaktır.

Seksi fotoğrafları için tıklayacaklar ve geçeceklerdir.

Edit: Eser Demet Akalın’a aitmiş, kendisinden özür dilerim.

Te-be-fe

Kategori: Genel yaziyi gonderen: admin
Cemal Nalga = 2 yıl + 10.000 TL
Tufan Ersöz = 4 ay + 5.000 TL

Okan Çevik = 3 yıl + 10.000 TL

Koray Mıncınozlu = 2 yıl + 5.000 TL

Mert Uyguç = 2 yıl + 10.000 TL

Yiğit Şardan = 6 ay + 10.000 TL

Ali Türsan = 6 ay + 5.000 TL
Cengiz Karadağ = 1 yıl + 5.000 TL
Galatasaray Basketbol Takımı = Cemal’in oynadığı maçlarda hükmen mağlup (5 maç) + Türkiye Kupası’ndan ihraç + 4 maç seyircisiz
+ 40.000 TL

Cemalgate’te Galatasaray’a kesilen cezalar bunlar. Hukukçu değilim ama dışardan beni rahatsız eden noktalar var.

Oyak Renault’nun, haklı olduğu bu konu hakkındaki itirazını, daha önce baştan savma bir şekilde reddeden ve tükürdüğünü yalayan Te-Be-Fe’de herhangi bir görevden alınma veya istifa yok. Bu kadar ciddi bir itirazı araştırmayan ve rezil olan Te-Be-Fe’ye neden ceza yok, neden 60.000 TL’lik mükafat var?

Bu arada, sahaya girip kendisine yumruk atan dangoza karşılık veren Tarence Kinsey de 2 maç + 3.000 TL ceza almış. Kinsey haksızsa bu 3.000 TL’yi vurduğu adama versin, olay çıkmasına zemin hazırlayan Te-Be-Fe neden nemalanıyor? Neden Galatasaray 4 maç ceza alıyor? Kinsey’e saha içine girip vuran adamın başlattığı olaylar Galatasaray’a 4 maç ceza aldıracak kadar yanlışsa, neden Kinsey’nin reaksiyonu da ceza alıyor? Kinsey, mesleğini yaptığı yerde, orada olmaması gereken birinin saldırısına uğruyor ve karşılık veriyor. Bugün ben Turgay Demirel’in çalışma ofisine gidip, ağzının ortasına bir tane yerleştirsem, o da bana vursa, bana mı ceza verilmesi lazım yoksa Turgay’a mı?

Edit: Kinsey’nin yumrukladığı sahaya girip kendisine vuran kereste değilmiş, düzeltme için yorumda bulunun biraderlere teşekkürler.

Açılış Dediğin Böyle Olur

Kategori: Genel yaziyi gonderen: admin

Nicola Vujcic blog‘unda Poznan’daki açılış seremonisini değerlendirmiş. Fazla dokunmadan çevirmeye çalışıyorum:

Maçtan önce enteresan bir durum gözüme çarptı.

Isınmalardan önce turnuvanın Poznan’da oynanacak kısmının açılış töreni vardı. Ve herhangi bir organizasyonda bundan daha komik bir açılış töreni gördüğümü hatırlamıyorum. Monthy Pyton izlemekten bir farkı yoktu.

Tribünlerde 30 kadar insan vardı. 4 tane adam ellerinde dört ülkenin filamalarıyla saha içine geldiler (ama arkalarında dizilmiş takım oyuncuları veya herhangi bir ülke mensubu yok). Konuşmalar için iki mikrofon ayarlanmıştı, ama mikrofonlar neredeyse tamamen boş olan tribünlere değil, iki gazetecinin bulunduğu ters istikamete bakıyordu.

Üç tane adam gelip boşluğa doğru Lehçe konuşmalar yaptılar, Polonya milli marşı çaldı ve şampiyonanın resmi olarak başladığı ilân edildi.

Eğer kaydedecek biri olsaydı, Youtube’da hit olurdu.

Bettingadvice forum’dan Silvio’ya teşekkür.

Road to Angola

Kategori: Almanya Bundesliga, Almanya Bundesliga 2, Arjantin Ligi, Bank Asya Birinci Lig, Basketbol, Brezilya Ligi, Dünya Kupası, Futbol, Genel, Komik Futbol Videoları, Maç Özetleri, Turkcell Süper Lig, Uefa Avrupa Ligi, Video, Voleybol, İngiltere Premier Ligi, İspanya La Liga, İtalya Seri A, Şampiyonlar Ligi yaziyi gonderen: admin
Afrika Uluslar Kupası bu sene felaketle başladı. Togo milli takımının başına gelen hadiseden sonra çatlak sesler yeniden başladı. Özellikle İngiltere’den, her kupa döneminde gelen “bu dönemde olmasa” sesleri son olaydan sonra “kupa iptal edilsin”e döndü. Copa America veya Avrupa şampiyonası gibi sezon sonlarında değil de sezonun tam ortasında yapılması her zaman tartışılan bir konuydu.
Cetvelle çizilen sınırları olan bir ülkenin (ve kıtanın) içindeki çatışmalara kıçını dönmekte sakınca görmeyen politikacıları seçenler de bu ağlak teknik direktörler, o kıtanın ücra köşelerinden Fransa’ya, Belçika’ya kaçak getirilip bir kaç sene sonra fahiş fiyatlarla bu gençleri alanlar da bu timsahlar.

Avrupalıların ikiyüzlülüğü ile ilgili yazılacak çok şey var ancak benim dikkatimi çeken başka bir şey var. Saldırıdan sonra organizasyon komitesi üyesi “tüm takımlarının ulaşımının otobüs dışında bir ulaşımla yapılması gerekliliği”nden bahsetti. “Otobüs dışında”nın anlamı, uçakla olmalı. Kural çok açık olmamakla birlikte Aristo’nun hala kızının bile mantık yürütebileceği şekilde yazılmış.
Confédération Africaine de Football
Regulations of the Orange Africa Cup of Nations ANGOLA 2010

Chapter 8 – Article 16

16.2. The host association is entitled to play its match in the capital of its country or in another city. In this latter case, the transportation expenses (round trip) of the visiting team from the capital to the city designated for the match will be borne by the host association.
16.3. If the distance between the capital and the venue of the match is superior to 200 Km, the host association shall provide the visitors with an air-plane transportation to the venue of the match and back. If this is not possible,  and provided both teams agree, the match shall be played in the capital city.
Bu bölümler organizasyon aşamasında, kupayı düzenleyen federasyonun, maçları ya başkentte veya başkent dışında bir şehirde yapabileceğine dair kural ile eğer başkent dışı bir şehir ise ve mesafe 200 km. ve üzerindeyse ulaşımın havayolu ile yapılması gerekliliğine dair kural. Bunun dışında, asıl açıklayıcı kural ise;
Reception Condition
The following minimum conditions of reception should be strictly respected:
30.1. Reception at the airport: A Committee formed of the officials of the host association must be at the airport to meet the visiting delegation and must provide all facilities for the entry formalities in the country. One official of the host association, who speaks the language of the visiting
delegation, will be at the disposal of the visiting delegation and will act
as liaison officer between the two associations.
30.2. Transport Facilities: One bus for the players and one car for the officials will be put at the disposal of the visiting delegation from the time of their arrival to that of their departure. Any additional vehicles are subject to an agreement between the two associations.
30.6. Seeing the visiting team off: Officials of the host association shall see the
visiting delegation off at the airport and shall facilitate all formalities for departure.
Okuduklarımızdan ne anladık; katılımcı ülkelerin ekiplerini “havaalanında” karşılayan (ve uğurlayan) bir komite var. Komite, gelen ekibin ülkeye girişinde yardım sağlıyor. Bu komiteden, gelen ekibin dilini konuşan bir arkadaş da hazır bulunmalı. 30.2 maddesini de, 30.1 maddesinde geçen “delegation” lafına takılıp “ama bu madde takımdan bahsetmiyor” karışıklığına yol açmasın diye ekledim.
Article 29 ise diyor ki;

The visiting association shall assume the travel expenses of its delegation. The host association shall assume the local transportation of the visiting team, its accommodation according to the above article 20 during three days before the match and two days after, at the most. In this case, the host Association shall keep the gate receipts of the match.
Togo milli takımı Angola’ya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (eski adıyla Zaire) üzerinden giriyor. Hazırlık dönemini K.D.R’de geçirip Angola’nın kuzeyinden otobüsle ülkeye giriş yapan takım, kuzey bölgede saldırıya uğruyor. Togo futbol federasyonunun, Angola’nın veya herhangi bir Afrika ülkesinin yaşadığı iç savaş veya karışıklıktan haberi olmadığını düşünmüyorum. Bu konuları biz bile oturduğumuz yerden öğrenebiliyorken üstelik. Ancak Afrika’da  hava taşımacılığının, alışık olduğumuzdan daha farklı olduğunu da eklemek lazım. Bir önceki Afrika kupası zamanı, tesadüfen orada bulunan, Türkiye’nin en küçük havayolu şirketlerinden birinin uçağının, Kamerun milli futbol takımını Gana’ya götürüp getirdiğini söylersem konu hakkında bir fikir oluşturur sanıyorum. Üstelik Togo federasyonunun başına bundan 1 yıl kadar önce gelen felaketi de eklersek karayolunu neden tercih ettiklerini anlayabiliriz. Olaya tek taraflı, hatta İngiliz veya Fransız taraflı bakmadan yaklaşacak olursak, bu kupanın, halihazırda çok da önemsenmeyen bir kıta olan Afrika kıtasının gururu olduğunu eklemek gerek. İptal edilmesi yerine ertelenmesi (2011′e mesela) veya başka bir ülkeye alınması (Angola’nın yaşadığı iç karışıklıkta terörist grubun ekmeğine yağ sürmek olur bu) düşünülebilir. Süreç, Togo ve diğer federasyonların vereceği karara bağlı şimdilik.
Organizasyon ile ilgili tüm kuralları Bu adresten indirip okuyabilirsiniz.

Kupa Afrika’sı, Sinek Valesi

Kategori: Almanya Bundesliga, Almanya Bundesliga 2, Arjantin Ligi, Bank Asya Birinci Lig, Basketbol, Brezilya Ligi, Dünya Kupası, Futbol, Genel, Komik Futbol Videoları, Maç Özetleri, Turkcell Süper Lig, Uefa Avrupa Ligi, Video, Voleybol, İngiltere Premier Ligi, İspanya La Liga, İtalya Seri A, Şampiyonlar Ligi yaziyi gonderen: admin
Kupa maçları, Avrupa’daki hava durumu vs derken spor açısından kötü bir fikstürle başlayan 2010 için güzel bir durum oldu, Afrika Kupası’nın nihayet başlaması. Eurosport’taki doyurucu anlatımı da eklersek, izlememek için hiçbir neden yok.

Togo olayı çok can sıktı, bütün olanlara rağmen devam etmeleri için biraz daha uğraşılsa daha iyi olurdu. Biz demiştik, kaşındılar gibi yaklaşımlar yerine mağdur edilen oyuncular için çaba sarfedilmeli. Bu kıtanın insanının halinden yine bu kıtadakilerin anlaması lazım. Yıllardır cikletten çıkar gibi türeyen onlarca isyancı grup var Afrika’da bugün. Kimi petrol kuyularını ele geçiriyor/geçirmeye çalışıyor, kimi başka değerli kaynakları. Hükümetler ve diktatörler değişiyor veya değiştiriliyor. Amerikan, Rus, Avrupalı ve Çinli petrol ve silah şirketleri her taşın altındalar. Afrika’da birçok ülkede olduğu gibi, Angola’daki stadlarda da Çin imzası var. 40.000′den fazla Çinli işçi getirildi bu ülkeye inşaatlar sırasında. Angola’nın ne kadar zengin bir petrol ülkesi olduğunu söylemiş miydik? 27 yıl boyunca iç savaş yaşayan bir ülke, o kadar sürede neyi paylaşamadı veya paylaştırılmadı, çok ortada değil mi? İki ülkenin Marksist geçmişleri mi Çinlileri buraya getiren, yoksa kapitalist enerji tutkuları mı her taşın altından onların çıkmalarını sağlayan. Sudan’dan Çin’e yollanan petrolün, Darfur durumu süresince %60 artması tesadüf mü? Ödemeyi legal şekilde duble yol yaparak gerçekleştiriyorlar gözükse de, illegal gemilerle Darfur’a ikinci el silah, askeri araç vb. göndererek ne yapıyor olabilirler; yapılan kaldırımların, yolların üzerinde yürüyecek insanların öldürülmesine yardım ederek. Ortadoğu’dan farklı bir durum yok ortada. Neyse.
Şu ana kadar da keyifli maçlar izledik. Maçları tekrar anlatmaya gerek yok ama en zayıf takımlar bile inanılmaz mücadele ediyor. 4-4′lük, aynı zamanda dört-dörtlük, Angola – Mali maçından, golsüz Fildişi – Burkina Faso maçına kadar, bu konuda tatmin etti beni. Şu ana kadar gözlemlediğim tek eksiklik, takımların genel taktik anlayışlarına ve oyun planlarına çok önem vermemesi. Mesela fiziksel olarak bu kadar üstün olan Nijerya gibi bir takımın, özellikle bu alanda yetersiz kalabilecek Mısır’a karşı bu avantajının üzerine gitmemesi ve rakibinin oyununu kabul etmesi enteresandı ve yanlış değişikliklerle de ciddi organizasyon sıkıntısı çekmeleri, yetenekli kadrolarını çaresiz bıraktı. Mısır’a karşı olan antipatim, Nijerya’ya bu kadar kafayı takmamın sebebi olabilir. Cidden, saha içerisinde birbirini boğazlamaya bu kadar meyilli takım az var, diyelim ki Mısır formasıyla pas vermek yerine şut çekmeyi tercih ettiniz, bütün takım arkadaşlarınızın el-kol hareketlerine veya hoş olmayan sözlere maruz kalabilirsiniz.

Appiah ve Muntari olmadan, Gana biraz arkada kalmış gözükse de benim en merak ettiğim takımlardan biri. Bir kaç ay önce U20 Dünya Kupası’nı kazanan kadrodan birçok isim var Gana’da. Inkoom, Osei, Ayew ve Adiyiah gibi. Fildişi Sahilleri’ni ilk maçlarını kazanamamalarına rağmen beğendim, kağıt üzerinde de en iyi takımlar zaten. Le Guen’in Kamerun’unu izliyorum şu an ve pek ışık vermediler. Ama şu an underachiever gözüken bütün klas takımların, turnuva ilerledikçe kendilerine geleceklerini sanıyorum. Fildişi Sahilleri ve Gana sempatisiyle izleyemeye devam edeceğim gibi gözüküyor, hatta Mali’yi de bu listeye ekleyebilirim. 4-4′lük açılış maçında Kanoute’nin kafa golünü izlemeyen varsa hala izlesin, uzun zamandır bu kadar estetik bir kafa vuruşu izlememiştim.

Te-be-fe

Kategori: Almanya Bundesliga, Almanya Bundesliga 2, Arjantin Ligi, Bank Asya Birinci Lig, Basketbol, Brezilya Ligi, Dünya Kupası, Futbol, Genel, Komik Futbol Videoları, Maç Özetleri, Turkcell Süper Lig, Uefa Avrupa Ligi, Video, Voleybol, İngiltere Premier Ligi, İspanya La Liga, İtalya Seri A, Şampiyonlar Ligi yaziyi gonderen: admin
Cemal Nalga = 2 yıl + 10.000 TL
Tufan Ersöz = 4 ay + 5.000 TL

Okan Çevik = 3 yıl + 10.000 TL

Koray Mıncınozlu = 2 yıl + 5.000 TL

Mert Uyguç = 2 yıl + 10.000 TL

Yiğit Şardan = 6 ay + 10.000 TL

Ali Türsan = 6 ay + 5.000 TL
Cengiz Karadağ = 1 yıl + 5.000 TL
Galatasaray Basketbol Takımı = Cemal’in oynadığı maçlarda hükmen mağlup (5 maç) + Türkiye Kupası’ndan ihraç + 4 maç seyircisiz
+ 40.000 TL

Cemalgate’te Galatasaray’a kesilen cezalar bunlar. Hukukçu değilim ama dışardan beni rahatsız eden noktalar var.

Oyak Renault’nun, haklı olduğu bu konu hakkındaki itirazını, daha önce baştan savma bir şekilde reddeden ve tükürdüğünü yalayan Te-Be-Fe’de herhangi bir görevden alınma veya istifa yok. Bu kadar ciddi bir itirazı araştırmayan ve rezil olan Te-Be-Fe’ye neden ceza yok, neden 60.000 TL’lik mükafat var?

Bu arada, sahaya girip kendisine yumruk atan dangoza karşılık veren Tarence Kinsey de 2 maç + 3.000 TL ceza almış. Kinsey haksızsa bu 3.000 TL’yi vurduğu adama versin, olay çıkmasına zemin hazırlayan Te-Be-Fe neden nemalanıyor? Neden Galatasaray 4 maç ceza alıyor? Kinsey’e saha içine girip vuran adamın başlattığı olaylar Galatasaray’a 4 maç ceza aldıracak kadar yanlışsa, neden Kinsey’nin reaksiyonu da ceza alıyor? Kinsey, mesleğini yaptığı yerde, orada olmaması gereken birinin saldırısına uğruyor ve karşılık veriyor. Bugün ben Turgay Demirel’in çalışma ofisine gidip, ağzının ortasına bir tane yerleştirsem, o da bana vursa, bana mı ceza verilmesi lazım yoksa Turgay’a mı?

Edit: Kinsey’nin yumrukladığı sahaya girip kendisine vuran kereste değilmiş, düzeltme için yorumda bulunun biraderlere teşekkürler.

Açılış Dediğin Böyle Olur

Kategori: Almanya Bundesliga, Almanya Bundesliga 2, Arjantin Ligi, Bank Asya Birinci Lig, Basketbol, Brezilya Ligi, Dünya Kupası, Futbol, Genel, Komik Futbol Videoları, Maç Özetleri, Turkcell Süper Lig, Uefa Avrupa Ligi, Video, Voleybol, İngiltere Premier Ligi, İspanya La Liga, İtalya Seri A, Şampiyonlar Ligi yaziyi gonderen: admin

Nicola Vujcic blog‘unda Poznan’daki açılış seremonisini değerlendirmiş. Fazla dokunmadan çevirmeye çalışıyorum:

Maçtan önce enteresan bir durum gözüme çarptı.

Isınmalardan önce turnuvanın Poznan’da oynanacak kısmının açılış töreni vardı. Ve herhangi bir organizasyonda bundan daha komik bir açılış töreni gördüğümü hatırlamıyorum. Monthy Pyton izlemekten bir farkı yoktu.

Tribünlerde 30 kadar insan vardı. 4 tane adam ellerinde dört ülkenin filamalarıyla saha içine geldiler (ama arkalarında dizilmiş takım oyuncuları veya herhangi bir ülke mensubu yok). Konuşmalar için iki mikrofon ayarlanmıştı, ama mikrofonlar neredeyse tamamen boş olan tribünlere değil, iki gazetecinin bulunduğu ters istikamete bakıyordu.

Üç tane adam gelip boşluğa doğru Lehçe konuşmalar yaptılar, Polonya milli marşı çaldı ve şampiyonanın resmi olarak başladığı ilân edildi.

Eğer kaydedecek biri olsaydı, Youtube’da hit olurdu.

Bettingadvice forum’dan Silvio’ya teşekkür.

Kalbini mi kırdım, afedersin..

Kategori: Almanya Bundesliga, Almanya Bundesliga 2, Arjantin Ligi, Bank Asya Birinci Lig, Basketbol, Brezilya Ligi, Dünya Kupası, Futbol, Genel, Komik Futbol Videoları, Maç Özetleri, Turkcell Süper Lig, Uefa Avrupa Ligi, Video, Voleybol, İngiltere Premier Ligi, İspanya La Liga, İtalya Seri A, Şampiyonlar Ligi yaziyi gonderen: admin
Bu haberi okurken yanıbaşımda zaplanan televizyonda büyük usta Hande Yener’in o unutulmaz eserinin bu kısmını duymak değişik bir tesadüftü. Hangi haber diyeceksiniz normal olarak, içinizden elbette, yoksa bilgisayar ekranı önünde girişeceğiniz bir monolog, yanıbaşınızdakilerin önyargı hormonlarını tetikleyebilir.

Olay, İngiltere’nin ve belki de dünyanın en büyük tabloid gazetelerinden biri olan Sun’ın Kazım’dan dilediği özür. Sun diyor ki, “Biz senin seks skandalı yüzünden gönderildiğine dair balıklama bir haber yaptık birader, ajansların (kaynağı Türkiye olan) yalancısı olarak. Böyle değilmiş, özür dileriz.”

Kazım, dünyanın ilk genç, yetenekli ama displinsiz sporcusu değildi. İstanbul ghetto’larından çıkan, türkücüsünden başbakanına ünlüleri kanka yapanlar, Londra ghetto’sundan gelene tahammül edemedi. Attığı manşetler ve yaptığı haberlerle, bizim basına “Küstah İngilizler” kalıbının yerleşmesinde büyük emeği olan Sun gibi bir tabloid’in bu özürünü farklı bir şekilde ele almak gerek. Keza, Sun ne kadar tabloid bir gazete olsa da, bunun farkındalar ve herhangi bir ciddiyet iddiaları yok. Bu ve buna benzer süreçleri, Sun’dan çok daha edepsiz yöneten yerli mallarının sloganlarını veya iddialarını gözden geçirin bir de, hiçbiri ilkeli, ciddi ve dürüst haberciliğin kitabını yazmış olmaktan aşağı methiyeyi bile kabul etmez. Bu durumda benzer bir özürün haberin çıkış kaynağı olan yakın coğrafyadan çıkması sürpriz olur bu noktadan sonra, Kazım’ın otel odasında kelepçeli seks pozisyonları, oynamadığı maçları satışını, oradaymış gibi yapılmış haberleridir insanların akıllarında kalan ve bunun yalan olduğu ortaya çıkmış veya çıkacak olma ihtimali ilkeli, ciddi, dürüst ve youtube haberciliğimizi ne utandıracak, ne de sıkacaktır.

Seksi fotoğrafları için tıklayacaklar ve geçeceklerdir.

Edit: Eser Demet Akalın’a aitmiş, kendisinden özür dilerim.

Google Maç Yayını
TURKCELL SÜPER LİG'İN TÜM YAYIN HAKLARI (DİGİTURK) DIGITAL PLATFORM ILETIŞIM HİZMETLERİ A.Ş YE AİTTİR,
BU SİTE DE LİGTV YAYINI  VEYA BAŞKA BİR KURULUŞUN YAYINLARI YAPILMAMAKTADIR. SADECE BİLGİ PAYLAŞIMI YAPILMAKTADIR.
BURADAKİ TÜM BİLGİLER (YAZILAR, RESİMLER) KAYNAK GÖSTERİLEREK YAYINLANMAKTADIR.